Son dönemde piyasada çok sık duyduğumuz bir soru var:“Bu zeytinyağı neden bu kadar pahalı?”Bir de bunun karşısında duran başka bir soru:“Bu kadar ucuza satılan yağ gerçekten zeytinyağı mı?”
Bu yazıda, erken – orta – olgun hasat zeytinyağının gerçek maliyetini, üretim sürecindeki kaçınılmaz kayıpları ve ucuz yağın arkasındaki riskleri açıkça anlatmak istiyorum. Çünkü mesele sadece fiyat değil; üreticinin ayakta kalması, zeytin ağaçlarının korunması ve gerçek zeytinyağının geleceği meselesi.
Bugün sıkmalık zeytinin kilogram fiyatı 42 TL’ye kadar düşmüş durumda.Bu fiyat dışarıdan bakınca “ucuz” gibi görünse de üretici için tablo farklı:
Tüm bunlar hesaba katıldığında zeytin zaten sınırda bir kazançla fabrikaya gidiyor.
Zeytin fabrikaya girdiğinde, sıkım sırasında ortalama %10 yağ kesintisi uygulanıyor.Yani:
Bu, sektörde bilinen ve kabul edilen bir uygulama. Ama maliyet hesabında çoğu zaman göz ardı ediliyor.
Hasat zamanı ilerledikçe zeytinden çıkan yağ miktarı artar ama kalite düşer.
Ortalama sıkım verimleri:
Evet, bazı yerlerde bu oran 4 kg’ya kadar düşebilir ama bu:
Yani “herkes 4 kg’dan yağ çıkarıyor” söylemi gerçeği yansıtmaz.
Yağ çıktıktan sonra da kayıplar devam eder:
Bu kayıplar kaçınılmazdır ve hiçbir üretici bundan muaf değildir.
Bir 5 litrelik zeytinyağı tenekesi için:
Sadece ambalaj maliyeti: 70 TL
Buna ek olarak:
Hepsi üst üste geldiğinde, gerçek üreticinin bu yağı son tüketiciye 1.900 – 2.100 TL bandında satması gerekir.
Bu sorunun cevabı çoğu zaman rahatsız edici:
Ucuz olan her zaman avantaj değildir.Bazen sadece daha az şey almış olursunuz.
Bu işin en kritik noktası burası.
Gerçek üretici zarar ederse:
Zeytin ağacı bir yılda yetişmez.Kesilen her ağaç, geleceğimizden eksilir.
Bu yazı “pahalı satın alın” çağrısı değil.Bu yazı “gerçek olanı seçin” çağrısıdır.
Zeytinyağı sadece bir gıda değil;toprak, emek ve gelecek meselesidir.
Gerçek zeytinyağını seçen her tüketici,bir zeytin ağacını daha ayakta tutar. 🌿